OCAK 2010 PANO-OTİZM
OTİZM
Otizm, iletişim ve sosyal gelişim alanlarındaki kısıtlılıkla seyreden ve çocuğun gelişimini önemli derecede olumsuz etkileyen bir bozukluktur.
Otizmde Sık Görülen Belirtiler:
Otizmli olan çocuklar:
· Göze bakmada zorlanırlar, göz göze gelmekten kaçınırlar.
· Kayıtsız gibi görünürler.
· İsmi ile çağrıldığında çoğu kez aldırmazlar.
· Duymuyormuş gibi davranırlar.
· Sosyal gülümsemeleri yoktur, baş baş yapamazlar, selamlamazlar.
· İlişkilerde sosyal karşılıklılık sınırlıdır ya da yoktur.
· Yetişkin ya da çocukları gözlemez ya da görmez gibi davranırlar.
· Anne-babanın yokluğuna kayıtsız kalabilirler.
· İşaret etmezler, işaret parmaklarını kullanarak isteklerini belirtmezler.
· İşaret edilen yöne yönelmez ya da dikkatlerini yöneltmezler.
· İsteklerini ifade ederken etkin iletişim kurmadan, sadece elleriyle çekerek ya da iterek isteklerini elde etmeye çalışırlar.
· Gereksinimleri karşılamak dışında, iletişim amaçlı bir konuşma başlatamazlar.
· Tek başlarına kalmayı tercih ederler.
· Arkadaşlık kurmada güçlük çekerler.
· Rol yapamazlar, hayali oyunları yoktur, taklit etmezler.
· Ortak hedef ve etkinliklere dikkatleri azalmıştır.
· İlgi ve zevklerini paylaşamazlar.
· Konuşma dili gecikmiştir ya da hiç gelişmemiştir.
· Diğerleri tarafından başlatılan konuşmaya tepki vermezler.
· Jest ve mimikleri kullanarak, beden diliyle iletişime girmezler.
· Müzik vb. özel takıntıları vardır, günlük işlev ve çevresel koşullarda değişiklik yapılmasına aşırı tepki gösterirler.
· Ağrıya, acıya karşı dayanıklıdırlar, şikayetçi olmazlar.
· Mekanik, tek düze ya da melodik ses tonuyla konuşurlar.
· Kendilerinden “sen” ya da “o” diye söz ederler, zamir karıştırırlar.
· Neşe, heyecan, üzüntü, öfke vb. duygularını ifade edemezler.
· Söylenilenleri aynen, hemen ya da gecikmiş olarak tekrar ederler.
· Yaşıtları ile oyun oynamazlar, yaşıtları gibi, kendi kendilerine ya da yaşıtlarıyla birlikte anlam içeren temalı oyunlar oynamazlar (daha çok kendi başına oynayabileceği mekanik tarzda oyunlar tercih ederler).
· Oyun ya da sohbeti kendiliğinden başlatıp, sürdürmezler.
· Tehlikeleri fark edemezler, tehlikelere karşı kendilerini korumazlar.
· Baş sallama, el kanat çırpma, dönme gibi yineleyen hareketleri vardır.
· Kucaklanmaya karşılık vermezler, sarılmazlar.
|
Her otistik çocuk, bir ya da daha fazla alanda ve belli yaşlarda bu belirtileri gösterir. |
Eşlik Eden Belirtiler:
· Gelişimleri yaşıtlarının gerisinde kalır (dil, sosyal beceri, ince motor beceri alanında).
· Kendi kendine ya da başkalarına zarar verecek davranışlar, aşırı hareketlilik, zeka geriliği ve başka bozukluklar da (havale, epilepsi gibi nörolojik sorunlar) eşlik edebilir.
|
Otizm,
Doğuştan gelen bir bozukluk olmasına rağmen belirtiler bebeklik ve erken çocukluk döneminde belirmeye başlar. Erken tanı çocuğun belirtilerinin azalması, kaybolması ve normal davranışların geliştirilmesi açısından hayati önem taşır. |
Nedenleri:
· Beyin biyokimyasındaki değişiklikler,
· Beynin bazı bölümlerinde ve işlevlerinde bozulmalar,
· Hamilelik, doğum ve okul öncesi dönemlerde yaşanan travmalar, ateşli hastalıklar,
· Kalıtım; kan bağı olan kişilerde bu ve benzeri bozukluklara sık rastlandığı bildirilmektedir.
Ne yapılmalı?
Çocuk Ruh Sağlığı Kliniğindeki Değerlendirme Sonrasında;
· Ailenin bilgilendirilmesi ve tedaviye katılımın sağlanması
· Sosyal etkileşimi artırma amacıyla konuşma ve oyun terapisi
· Sosyal iletişimi artırma gibi uygun davranışları sağlama, saldırganlığı ya da yineleyici davranışları azaltma gibi uygun olmayan davranışları azaltma amaçlı psikoterapi
· Arkadaş ilişkisi ve etkileşiminin yaşıtlarıyla birlikteliğin artırılarak grup içinde kalmalarının sağlanması
· Özel eğitime yönlendirme ve sürdürülmesinin izlenmesi
· Gerektiğinde çocuğun günlük etkinliklere katılımını ve etkinliğini sağlamak üzere ilaç tedavisi
Kaynakça:
Gökçe, E. (2004). Otizm. Ankara: Türk Psikologlar Derneği Yayınları.
Hazırlayan:Uzman Psikolog Demet Polat
Yorum (yok) Yorum yaz!
ARALIK PANO-DEHB 2
DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU-2
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) yedi yaşından önce başlayan kendini dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle gösteren bir bozukluktur. Bazı çocuklarda sadece aşırı hareketlilik (hiperaktivite), bazılarında sadece dikkat eksikliği ve bazı çocuklarda da her ikisi birlikte görülmektedir.
Tedavi
|
Yöntemler |
Kişiler |
|
Tıbbi yöntemler Sınıf içi yardımlar Davranışların değiştirilmesi Danışmanlık |
Anababalar Öğretmenler Eğitim uzmanları Doktorlar Davranışsal ve zihinsel sağlıkla uğraşan uzmanlar (Psikiyatrist, psikolog) |
Hafif düzey DEHB: Evde ve sınıfta arttırılan dışsal kontrollerle (yapılandırılmış bir ortam, sınıf içi yardımlar ve davranışların yönetimi) büyük ilerlemeler kaydedebilir.
Orta düzey-ileri düzey DEHB: Yukarıda yazılan bütün tedavi yöntemleri gerekmektedir.
İlaç tedavisi:
İlaçların, bozukluğun birincil nörolojik özellikleri olan dikkat süresini ve güdülerin kontrolünü etkileyen sinirucu kimyasallarını etkilediğine inanılmaktadır. İlaçlar bozukluğu tedavi etmezler ama belirtilerin etkili bir şekilde kısa bir süre için yok olmalarına neden olarak, çocuğun çevresindeki dışsal faktörlere daha iyi tepkiler verme fırsatını yakalamasını sağlarlar. İlaçlar her zaman diğer terapilerle birlikte kullanılmalıdır.
Bazı çocuklarda iştah kaybı, uyku düzeninde bozukluklar ve evde ve okulda uyuşukluk gibi bazı yan etkiler görülmektedir. Bu etkiler dozajın ayarlanması ya da ilacın değiştirilmesi ile önlenebilir.
Sınıf içi yardımlar:
Bu çocukların günlerini başarılı bir şekilde sürdürebilmeleri için yapılandırılmış bir ortama, net sinyallere ve tutarlı kurallara ihtiyacı vardır. Böyle bir ortam çocukların kapasitelerini en iyi şekilde kullanmalarına yardımcı olur. DEHB olan çocuğunuzun öğretmenleri ile aşağıdaki sınıf içi yardımları paylaşın.
Sınıfın düzenlenmesi
Ø Öğretmenin masasına yakın bir yerde, tercihen sınıfa ve dikkatini çeldireceklere arkasını dönerek sıranın en önünde oturmasını sağlayın. Grup çalışmaları, bu çocuklar için genellikle sorun yaratır.
Ø Dikkat çekici uyarcılardan, örneğin kalem açacakları yerden, ısıtıcı, havalandırma, kapı, pencere ya da trafiği yoğun yerlerden uzaklara oturtun.
Ø Çocuğu herhangi bir aktiviteden önce uyarılarla hazırlayın (Artık kitaplarınızı kaldırın ve kütüphaneye gitmeye hazır olun). Öğretmenler, belli bir sıra içinde dışarı çıkmak, otobüse binmek, teneffüse çıkmak, okul toplantıları ya da okul dışı gezilere katılmak gibi durumlar için belli bir plan geliştirmelidirler.
Ø Sınıf içi kuralları ve günlük programları duvara asın.
Ø Öğretmenler öğrencilerin ödevlerini ya da izin kağıtlarını koyabilmeleri için kapının yanında görülebilen bir yere bir kutu ya da sepet koymalıdırlar.
Ø Sınıfın içinde, tahtayı silmek, kağıtları dağıtmak, yemek kartlarını toplamak, bazı evrakları idareye götürmek gibi bazı etkinliklerle bu çocukların fazla enerjilerini harcamalarına fırsat verin.
Ø Sakinleşmeleri ve kontrollerini tekrar sağlayabilmeleri için sınıfın bir köşesinde sakin bir yer ayarlayın.
Öğretimle ilgili düzenlemelerin yapılması
Sınıf içi yönergelerin ve ödevlerin sunuluşunda DEHB’li öğrencilerin daha belirgin bir yapıya, açıklığa ve tutarlılığa ihtiyaçları vardır. Aşağıdaki noktaları çocuğunuzun öğretmeni ile konuşun:
Ø Mümkünse, bir seferde tek bir yönerge verin ve tüm yönergelerin anlaşılır ve kısa olmasına çalışın.
Ø Mümkün olduğu sürece yönergeleri hem sözlü, hem de yazılı olarak verin.
Ø Ne yapılacağını anlamadıkları zamanlarda açıklama ve yardım istemeleri için cesaretlendirin. Çoğu sormaz ve yetersiz bilgiyle işe koyulur.
Ø Dinlemedikleri ya da ne yapacaklarının farkında olmadıkları zamanlarda kontrol sürecini kullanın.
· Söylediğimi anladın mı?
· Benim söylediklerimi duydun mu?
Ø Öğrencilerin dikkati dağıldığında ya da işten uzaklaştıklarında onları uyaracak gizli bir sinyal ve tekrar yoğunlaşmayı sağlayacak bir araç geliştirin.
Ø DEHB’li öğrenciler karşılaştıkları işlerin miktarından ürkerler. Ödevleri baş edebilecekleri parçalara bölün ve adım adım ilerleyin. Gösterilen çabayı yüreklendirin ve tamamlanan işleri övün. Gerekirse bazı ödevlerin süresini azaltın.
Ø Özellikle yazılı olması gereken bazı ödevlerin tamamlanması için fazladan süre tanıyın. Dikkat süreleri kısa olan çocuklar için zamanları sınırlandırılmış işler çok zor gözükür.
Ø Yazılı ödevler sorun yarattığında, farklı yöntemlere de izin verin. Örneğin bilgisayar, sözlü sunuşlar…
Ø Ödevlerini, kitaplarını ve materyallerini düzenli olarak tutabilmeleri için DEHB’li öğrencilere belli teknikleri geliştirmeleri konusunda yardımcı olun.
Davranış yönetimi
Aşağıdaki bilgiler bütün çocuk ve ergenler için geçerlidir. DEHB’li çocuklar sadece daha fazla davranışsal mesaj ve sonuçlara ihtiyaç duyarlar. Onlar görsel uyarıcılar ve deneyimlerle öğrenen kişilerdir. Genellikle kendilerine sunulan sözel bilgiyi anlamakta zorlanırlar. Uygulamadaki bir fark da, mantıksal sonuçları daha fazla kullanmak zorunda kalmanızdır.
Davranış yönetimi hem evde hem sınıfta paralel yürütülmelidir. Ev ve okul arasındaki uyum ne kadar çok olursa, çocukların tepkisi de o kadar iyi olmaktadır. Paralel programlar pek çok amaca hizmet ederler:
1. Çocuğun davranışlarını yönetmek için ihtiyaç duydukları araçları ana-babalara ve öğretmenlere sağlarlar.
2. Bu çocuklara iki ayrı mekanda açık ve tutarlı bir sinyaller bütünü sunarlar.
3. Tedavinin etkisini arttırarak öğrenmenin ve davranış değişiminin hızlanmasını sağlarlar.
4. Doktorların yapılandırılmış bir ortamın ve çevre kontrolünün çocuğun gelişimindeki etkisini değerlendirmelerine yardımcı olurlar.
8 hafta sonunda, psikolog-psikiyatrist bu tedavi programını uygulayanlarla toplantı düzenleyerek çocuğun gösterdiği aşamayı gözden geçirir ve ihtiyaç duyulan yenilikleri tartışır.
Anlaşılır sözel mesajlar
İstenilen davranışı tanımlayınız: “Ödev zamanı”, “Televizyonu kapat ve yemeğe gel.” diyebilirsiniz.
Kontrol, sona erdirme, sakinleşme (gerekli yöntemi seçin)
İstenilen davranışı yapmadığında kontrol tekniğini kullanınız. Ödevlerini yapmaya başlamadığını gördüğünüzde; söylediğimi anladın mı, isteklerim açık mı, benim söylediklerimi duydun mu, benim söylediklerimi kendi sözcüklerinle tekrarlar mısın? gibi kontrol cümleleri kullanabilirsiniz. Çocuktan geribildirim alarak istenileni yapmasını bekleyin. Pazarlık, tartışma durumu yaratırlarsa sona erdirme tekniğini kullanınız.”Tartışma bitmiştir.” Öfkeli zamanlarda sakinleşme tekniğini kullanın. “Çok öfkeli görünüyorsun. Sakinleşmek için birkaç dakika duralım. Saati beş dakika kuracağım. Kendi odanda ya da oturma odasında sakinleşebilirsin. Hangisini yapmak istersin.”
Mesajlar verirken yüreklendirme
Daha iyi bir seçim yaptığında, kabul edilebilir davranışları, işbirliğini, bağımsızlığı, gelişmeyi yüreklendirin.
Model olun, tekrar denemesine izin verin, seçenekleri sınırlandırın
Model olma: İstenen davranışı canlandırarak model oluşturunuz. Çocukla birlikte yapılacak işin ayrıntılarının üzerinden adım adım gidiniz.
Basit yanlış bir davranıştan sonra kesin sınır koyun ve çocuğunuzun doğru davranışı tekrar denemesine imkan verin. “Oyuncakların yeri orası değil. Dolaba koyman gerekiyor. Tekrar dene.” Direnirse sınırlandırılmış seçimler (“Oyuncaklarını ya şimdi toplarsın ya da birazdan televizyon izleyemezsin, ne yapmak istersin?) ya da mantıksal sonuçlar (toplamazsa, “Peki, bugün tv izlenmeyecek”) aşamasına geçiniz.
Mantıksal sonuçlar uygulayın, mola süreci verin
Mantıksal sonuçlar (Odasını toplamazsa, “Peki, bugün tv izlenmeyecek”) uygulayın. Mola tekniğini, sınırları test eden davranışlar, saygısız davranışlar, meydan okuyucu davranışlar, kin dolu ve inciten davranışlar, şiddet dolu ve saldırgan davranışlar, öfke nöbetlerinde kullanabilirsiniz.
***Mola tekniğini kullanmadan önce, “Senin işbirliği yapmana ve kurallarımı öğrenmene yardımcı olması için yeni bir planım var. Sanırım bu daha iyi geçinmemizi sağlayacak. Söyle uygulayacağız. Senin işbirliği yapmadığını fark ettiğimde, önce sana durmanı söyleyeceğim. Söyle bir şey söyleyebilirim: “Ahmet, bunu şimdi durdurman gerekiyor.” Sana söyledikten sonra sen durmamayı seçersen o zaman senden beş ila on dakikalığına ya da tekrar kontrolünü kazanana kadar odana gitmeni isteyeceğim. Her seferinde çalar saati kuracağım ve zaman dolunca sana haber vereceğim. Eğer süre dolmadan odandan çıkarsan, geri gideceksin ve süre yeni baştan başlayacak. Bu yöntemi ihtiyaç duyduğumuz sürece uygulayacağız. Anladın mı? Nasıl uygulayacağımızı sözcüklerinle bana anlatır mısın?”
Destekleyici danışmanlık
Dikkat Bozukluğu sadece çocuk için değil onun davranışını düzeltmeye çalışan herkes için çok gerilimli bir durumdur. Ana-babalar ve öğretmenler çoğu zaman yılgınlığa, düş kırıklığına kapılır ve güçlerini tüketmeye başlarlar. Onlar da olumlu düşünebilmek ve doğru yolda kalabilmek için çok fazla destek ve anlayışa ihtiyaç duyarlar. Danışmanlık, onların zır işini biraz kolaylaştırabilir.
DEHB’li çocuklar da benlik kontrolü, stres yönetimi ve problem çözme gibi uygun sosyal becerileri geliştirme konusunda destek ve yardıma ihtiyaç duyarlar. Danışmanın bürosunda yeni davranışları öğrenmek ve uygulamak için gerekli güven dolu atmosferi yakalarlar. Tedavi, ancak ana-babalar ve öğretmenler evde ve sınıfta aynı becerileri cesaretlendirir ve pekiştirirse başarıya ulaşacaktır.
Kaynakça:
Dinçel, E. ve Akman S. (2004). Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu. Ankara: Türk Psikologlar Derneği Yayınları.
Mackenzie, R.J. (2004). Çocuğunuza sınır koyma. (H. Gürel, Çev.). (2. Baskı). Ankara: HYB Yayıncılık.
Amerikan Psikiyatri Birliği (2001). DSM-IV-TR tanı ölçütleri başvuru elkitabı. (E. Köroğlu, Çev.). (4. Baskı). Ankara: HYB Yayıncılık.
Hazırlayan:Uzman Psikolog Demet Polat
Yorum (yok) Yorum yaz!
KASIM PANO-DEHB
DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) yedi yaşından önce başlayan kendini dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle gösteren bir bozukluktur. Bazı çocuklarda sadece aşırı hareketlilik (hiperaktivite), bazılarında sadece dikkat eksikliği ve bazı çocuklarda da her ikisi birlikte görülmektedir.
Dikkat Eksikliği Belirtileri
Ø Yönergeleri başından sonuna kadar izleyememe
Ø Dikkatini yaptığı işe veya oyuna verememe, dikkati yoğunlaştırmada zorlanma
Ø Okul ödevlerinde, işlerinde veya diğer etkinliklerde basit hatalar yapma
Ø Evde veya okulda yapacağı işler ve aktiviteler için gereken malzemeleri kaybetme
Ø Karşısında biri konuşurken dinlemez gibi görünme, konuşmayı izleyememe
Ø Ayrıntıları gözden kaçırma
Ø Organize olmada güçlük çekme
Ø Uzun süre zihinsel çaba gerektiren işler yapmakta zorlanma ve bunlardan kaçınma
Ø Yapacağı ödevi ya da verilen işi unutma
Hiperaktivite Belirtileri
Ø Yerinde duramama
Ø Oturması gerektiğinde oturmakta güçlük çekme
Ø Sessiz, sakin oyun oynayamama
Ø Yerli yersiz koşup tırmanma
Ø Çok konuşma
Ø Hep bir şeylerle uğraşır görünme
Ø Boş zaman etkinliklerine katılmada zorlanma
Güdüsellik Belirtileri
Ø Sırasını beklemekte zorlanma
Ø Çoğu zaman sorulan soru tamamlanmadan cevabını verme
Ø Başkalarının sözünü kesme ya da yaptıklarının arasına girme
Ø Aklına geleni hemen söyleyiverme
Ø Aşırı konuşma
Ø Tehlikeli aktivitelere karışma eğilimi
Diğer Belirtiler
Ø Motor koordinasyon davranışlarında zayıflık,
Ø El yazısı problemleri,
Ø Öfke nöbetleri ve ani duygu boşalımları
Ø Hataları düzeltildiğinde reddetme ve savunmaya geçme
Ø Yönergeleri ve kuralları izlemekte güçlük çektikleri için yetişkinlerle ve yaşıtlarıyla çok sık çatışma içine girme
Nedenleri
Şimdiye dek elde edilen bilgilere göre;
· Hamilelik, doğum ve erken çocukluk dönemindeki travmaların etkisinden söz edilir:
Gebelik sırasındaki faktörler:
· Alkol kötüye kullanımı
· İlaç kötüye kullanımı
· Annenin kötü beslenmesi
· Kimyasal zehirlere maruz kalma
Doğumdan sonraki faktörler:
· Zor doğum, doğum esnasında ya da sonrasında beynin oksijensiz kalması
· Enfeksiyonlar
· Demir eksikliği anemisi
· Kimyasal zehirlere maruz kalma
Kalıtım:
· Genetik geçisin, DEHB olan çocukların ailelerinde beklenenden sık olarak gözlendiği bildirilmektedir.
Kişilerarası ilişkiler:
· Çocuğun yakın çevresi ile ilişkilerindeki zorlanmalar, aile-çocuk arasındaki etkileşim çocuğun güçlüklerini arttırabilir.
Ne Zaman Görülmeye Başlanır?
Çoğunlukla 3 yaşından sonra kendini belli etmeye başlar, ancak okulun ilk yıllarında okul, arkadaş, öğrenme sorunları ile dikkati çeker.
Bazılarında bebeklikte uyku, yeme düzensizlikleri ya da beklenenden daha fazla huzursuzluk görülebilir.
Eşlik Eden Bozukluklar
Ø Davranım bozukluğu
Ø Depresyon
Ø Kaygı bozuklukları
Ø Gelişimsel becerilerinde gecikmeler (örn. Motor becerileri)
Ø Özgül öğrenme güçlüğü (okuma, yazma ve matematik becerilerinde; çocuğun zihinsel kapasitesinden beklenen başarıyı gösterememesi)
Değerlendirme
Çoğu durumda, belirtiler kontrol edilebilir ve çocukların potansiyellerinin tümüne yakınını kullanmaları sağlanabilir. Ne kadar erken teşhis edilirse, bozukluğun zayıflatıcı etkilerini yenmekte de o kadar mümkün olmaktadır.
Ancak erken müdahale ve tedavi olmazsa, çocuklar çeşitli sorunlarla karşılaşma riski taşımaktadırlar:
Ø Okul başarısızlığı
Ø Özgüven ve sosyal uyum düşüklüğü
Ø Aile içi problemler
Ø Duygusal ve davranışsal problemler
Ø Okulu bırakma
Ø Suç işleme
Ø Uyuşturucu kullanımı
Ø Diğer zihinsel sağlık problemleri
DEHB teşhisinin konabilmesi için çocuğun belirli bazı belirtileri göstermesi, 7 yaşından önce bozukluğun görülmesi, en az iki mekanda eksiklikleri ortaya koyması gerekmektedir. Belirtilerin en az 6 aydır gözleniyor olması gerekir. Ayrıca doktorun bu tür belirtilere neden olabilecek, daha önce yaşanmış travmatik deneyimler gibi diğer bazı tıbbi, duygusal ve çevresel faktörleri de değerlendirmesi gerekir. Eksikliğin düzeyi hafif, orta ve ileri olarak belirlenebilir. Her düzeyin tedavisi belli boyutlarda mümkündür. Doktorlar düzeye göre gerekli tedavi yöntemlerini belirlerler.
Tedavi
Yöntemler | Kişiler |
Tıbbi yöntemler Sınıf içi yardımlar Davranışların değiştirilmesi Danışmanlık | Anababalar Öğretmenler Eğitim uzmanları Doktorlar Davranışsal ve zihinsel sağlıkla uğraşan uzmanlar (Psikiyatrist, psikolog) |
NOT: DEHB tedavisi gelecek ay panomuzda yer alacaktır.
Kaynakça:
Dinçel, E. ve Akman S. (2004). Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu. Ankara: Türk Psikologlar Derneği Yayınları.
Mackenzie, R.J. (2004). Çocuğunuza sınır koyma. (H. Gürel, Çev.). (2. Baskı). Ankara: HYB Yayıncılık.
Amerikan Psikiyatri Birliği (2001). DSM-IV-TR tanı ölçütleri başvuru elkitabı. (E. Köroğlu, Çev.). (4. Baskı). Ankara: HYB Yayıncılık.
Hazırlayan:Uzman Psikolog Demet Polat
Yorum (yok) Yorum yaz!
WISC-R ZEKA TESTİ YAPILMAKTADIR
Kurumumuzda WISC-R Zeka Testi yapılmaktadır. Wısc-r Zeka Testi: 6- 16 yaş 3 aylık çocuklara yapılır. Yılda bir kez yapılır. Genel performansı değerlendirilir.
Yorum (yok) Yorum yaz!
EKİM PANO-EV ÖDEVİ
EV ÖDEVLERİ
“Sistem: Çocuk, anne, öğretmen”
Ödevin amacı nedir?
1. Çocuklara becerilerini geliştirme ve pratik yapma imkanı vermesidir. Becerinin geliştirilmesi için pratik şarttır. Düzenli bir ödev programı çocukların becerilerini törpüleyip daha iyi notlar almalarına yardımcı olur.
2. Sorumluluk, öz disiplin, bağımsızlık, sebat ve zaman kontrolü
Anababaları ve öğretmenleri karışmadan kendi ayakları üzerinde durmalarına ve üzerlerine düşeni yapmalarına fırsat tanındığı sürece çocuklar ikinci amacı öğrenirler. Bunlar uzun vadede sadece sınıfta değil, işlerinde ve günlük yaşantılarında da başarılarının daha yüksek olmasında etkili olacaktır.
Bu fırsatın tanınması bazı mesajlar taşımaktadır:
“Yapabileceğine inanıyorum.”
“Bunu kendi başına yapabileceğine güveniyorum.”
Dengesi Bozuk Ödev Sistemi
Ana-babanın görevleri | Çocuğun görevleri | Öğretmenin görevleri |
*Yapılacak ödevleri sık sık sorgulamak *Diğer derslerle ilgili ödevlerini hatırlatmak *Ödevin yapılıp yapılmadığını sormak *Kitap ya da verilen ödevleri almak üzere okula gitmek *Ödevleri bizzat yaparak yardımcı olmak *Ödev yapılmadığı zaman vaaz ya da ceza vermek *Çocuğun başarısızlığından kendini sorumlu tutmak | *Yapılacak ödevlerle ilgili özürler bulmak (örn. Kaybettim, çalındı, bugün hiç ödev verilmedi gibi) *Anababaların ve öğretmenlerin hatırlatma, vaaz ve azarlarını dinlemek *Başlamak için son dakikaya kadar beklemek *Ödevi, en fazla ilgiyi toplayacağı kalabalık ortamlarda yapmak *Anababaların müdahale etmesi için anlamıyormuş gibi gözükmek *Bitirip kurtulmak için alelacele ve dikkatsizce yapıp bitirmek *Zayıf notlar aldığında anababaları ve öğretmenleri suçlamak | *Vaaz çekmek, çocuğu ödev yapmaya ikna etmek ya da zorlamak *Ders yapmayı sık sık hatırlatmak *Teslim tarihini uzatmak, fazla not vermek ve telafi imkanları tanımak *Daha fazla yapılacağını umarak ödevi daha basitleştirmek *Anababanın daha fazla müdahale etmesini istemek *Tamamlanmamış ödevler için özel ödüller sunmak *Çocuğun başarısızlığından kendini sorumlu hissetmek |
Dengeli Ödev Sistemi
Ana-babanın görevleri | Çocuğun görevleri | Öğretmenin görevleri |
*Ödev için düzenli bir zaman belirlemek *Ödev için düzenli bir yer belirlemek *Gerekli materyal ve malzemeleri sağlamak *Sınırlı bir yönlendirme ve yardım sağlamak *Uyumsuzluk durumunda mantıksal sonuçlar sunmak ve bunları takip etmek | *Kitap ve yapılacak ödevlerini takip etmek *Zamanında başlamak ve bitirmek için yeterli zamanı ayırmak *Kendi ödevlerini çok sınırlı bir yardımla tamamlamak *Ödevlerini zamanında teslim etmek *Alınan notların ve diğer sonuçların sorumluluğunu kabul etmek | *Gerekli yönergeleri vermek *Gerekli materyali sağlamak *Teslim tarihlerini belirlemek *Yüreklendirici olmak *Teslim edilen ödevler üzerinde düzeltmelerle gerekli geribildirimi sağlamak |
Ödev için zaman
- Düzenli olarak kullanılabilecek bir zaman belirleyin. Ödev bir alışkanlık, bir rutin ya da çocuğun düzenli olarak yapmayı öğrenmesi gereken bir şey olmalıdır. Tutarlı ve sabit bir zaman seçerseniz, çocuğunuzun iyi ödev alışkanlıkları geliştirmesine yardımcı olmuş olursunuz.
- Gün içinde çok geç olmayan, daha erken bir saat seçin çünkü çocuklar öğleden sonra ya da akşamın erken saatlerinde daha zinde ve daha uyanık olurlar. Ayrıca daha sonra yapacakları “güzel işler” (örneğin ödevlerini tamamladıklarında onları bekleyen oyun, arkadaşlar veya televizyon) onları ödevlerini tamamlama konusunda yüreklendirir.
- Ödev saatlerinin bir başlangıcı ve sonu olmalıdır. Yani anababaların onlara yardımcı olabileceği ve olamayacağı zamanların sınırlandırılması gerekir (“Saat 16.30 ila 17.30 arasında sana yardımcı olabilirim, ondan sonra olamam.”). Büyük sınavlar ve projeler olduğu zamanlarda daha esnek davranıp bu süreleri uzatabilirsiniz ama bunun dışında belirli bir ödev süresi saptayıp buna sadık kalmak için elinizden geleni yapın.
3 ve 6. sınıflar: 30-60 dk.
7 ve 12. sınıflar: 60-90 dk. (hafta sonu ödevleri olağandır)
Ödev zamanını yaklaşınca “Ödev zamanı” diye hatırlatma yapın. “Ödevini hemen şimdi ya da saat çalınca başlayabilirsin. Hangisini yapmak istersin?” diye sorun. Saati 5 dk. sonrasına kurun.
Ödevlerini yapmayacağını söylerse, çalışma alanında olmasını sağlayarak “Bana ihtiyacın olursa 5’e kadar buralardayım.” diyerek yanından ayrılınız.
Kısa sürede ödev tamamlandıysa ve doğru yapmak için yeterince çaba gösterildiyse çocuğu süre dolana kadar orada oturtmanın bir anlamı yoktur.
Sizi tatmin edecek düzeyde bir çaba yok ise, “Bu çalışma bana yeterince çabaladığın izlemini vermiyor” diyerek daha iyi yapması için odasına gönderin.
Ödev yapmak için uygun bir yer
Ailenin diğer üyelerinden uzak, ayrı, sessiz bir yer.
En ideali kendi odalarıdır ama çalışma masası olan başka bir oda da işe yarar.
Odanın her gün çalışmaya uygun olması ve kalabalıktan, diğer çeldiricilerden (televizyon ya da diğer aile aktiviteleri) uzak olması gerekir.
Gerekli bütün materyallerin (masa, rahat bir sandalye, ışık, kağıt, kalem, sözlük, cetvel, yapıştırıcı, ataç ve kağıtları düzenli tutabilmek için bir dosya vb.) sağlanmış olması gerekir.
Dengeli sisteme doğru üç adım
- Görevleri netleştirin:
Yapılması gereken işlerle ilgili kesin sınırlar belirlemelisiniz. Çocuğunuzla birlikte oturup, evde ödev yapma yöntemlerinde bazı değişiklikler olacağını açıklamalısınız. Dengeli sistemdeki görevler listelerini (anababaların, öğretmenlerin ve çocuğun) birlikte gözden geçirin ve çoğunuzun görevlerinin ayrıntıları (nasıl, ne zaman ve nerede) konusunda çok belirgin ifadeler kullanın. Görev ve zaman çizelgeleri çok görünen bir yere asılabilir.
- Sorumluluk yükleyin:
Çocuğunuzun yapması gereken ödevleri izleyerek ve yapılması gerekenleri yapmadığı zamanlarda mantıksal sonuçlar uygulayarak yapabilirsiniz.
Ödevleri izleme:
İlkokul çocukları için bir haftalık ödev izleme kağıdı çocuk tarafından her pazartesi eve getiriliyor. Öğretmen bir haftalık ödevleri yazıyor ve kağıdın en altındaki boşluğa özel bir durum varsa onu belirtiyor. Bu kağıdı eve getirmek çocuğun sorumluluğu. Eğer bunu yapmazsa, gerekli mantıksal sonuçlar (örneğin o günkü ayrıcalıklarını kaybetme) devreye giriyor.
Ergenler için ödev izleme kağıdı biraz daha karmaşık çünkü işin içinde daha fazla öğretmen var. Bu durumda ödev izleme kağıdına gerekli ödevleri yazmak ergenin sorumluluğunda. Her dersin sonunda, ergen ödev izleme kağıdını öğretmenine gösteriyor ve o da doğruluğunu kontrol ettikten sonra imzalıyor ve aşağıdaki boşluğa özel bir durum varsa belirtiyor (bunun için öncelikle okul öğretmenleri ile işbirliği içine girmeniz gerekebilir). Eğer o gün yeni bir ödev verilmemişse çocuk “yeni bir ödev yok” diye yazıyor ve öğretmen de bunu imzalıyor.
Bütün ödevlerini yazmak, öğretmene imzalatmak ve her gün eve getirmek ergenin sorumluluğunda ve bunu yapmazsa yine sonuçlar (duruma göre o akşam ayrıcalıklarının bazılarını ya da tümünü kaybetme) devreye sokuluyor. Her günün sonunda anababa sadece verilen ödev ile yapılan ödevi karşılaştırıyor ve ergen ayrıcalıklarından yararlanmaya hak kazanıyor.
Uygulayacağınız sonuçlar:
Mantıksal sonuçlar tutarlı olarak uygulandığı sürece, yaptıkları yanlış seçimlerden çocukları sorumlu tuttuğumuz ölçüde sorumluluk kazanılmasını sağlarlar. Ödev yapmamanın mantıksal sonucu bazı ayrıcalıkların geçici olarak alınması ya da normal olarak her gün okuldan sonra yapmaktan hoşlandığı bir şeyden mahrum bırakılması olabilir. Ayrıcalıklara sahip olmanın ön koşulu ödevle ilgili yapılacaklardır.
Çocuğunuz yapılacak ödevleri eve getirip, ona ayrılan zamanda hepsini tamamlarsa, o gün için okuldan sonra oyun ayrıcalıklarının tümünü kazanabilir. Bütün bir hafta boyunca yapılması gerekenler tamamlanmışsa, bu sefer de haftasonu ayrıcalıkları kazanılmış olur.
Eğer çocuğunuz o günkü ödevlerini eve getirmemeyi veya yapmamayı seçerse, o gün için sahip olduğu ayrıcalıkları elinden alınabilir ve her defasında günlük uygulayabilirsiniz. Tamamlanmamış ödevler cumartesi ya da pazar (her iki gün değil) günlerinde oyun öncesinde telafi edilebilir. Her okul günü, çocuğunuz sadece o gün için değil, haftasonu için de ayrıcalıklar kazanmaktadır.
İlkokul çocukları için sonuçlar
Okuldan sonra oyun ayrıcalıklarını kaybetmek
Arkadaşlarını eve çağıramamak
Televizyon veya video oyunları oynayamamak
Evde oturmak ve sessiz bazı etkinlikler (örneğin okumak ya da resim çizmek) yapmak
Ergenler için sonuçlar
Okuldan sonra boş zamanlarda yapılan ayrıcalıkları kaybetmek
Arkadaşlarını eve çağıramamak
Telefon ayrıcalıklarını kaybetmek
Televizyon seyredememek
Evde oturmak ve sesiz bazı etkinlikler yapmak
- Dans pistinden uzak durun:
Kendi müdahalelerinizi kendi yapmak zorunda olduklarınızla sınırlayıp, sorumluluğu çocuğa bırakabilirsiniz.
Beklentileriniz neler olmalı
Her şeyi dengeye kavuşturmak genellikle işlerin ne kadar süredir ters gidiyor olması ile doğrudan ilişkilidir. Eğer kısa bir süredir bunları yaşıyorsanız, görevlerin açıkça belirlenmesi ve durumun sonuçlar uygulayarak izlenmesi her şeyi birkaç hafta içinde yoluna koyar. Ödevle ilgili sorunlar bir süredir devam ediyorsa işler düzelmeden muhtemelen daha da kötüleşecek, çünkü eski davranışları ile sizi test etmeye daha yoğun devam edecekler. Çocuk birçok kez yanlış yaptığı seçimlerin sonuçlarına katlanmak zorunda kalacak. Bu da 3 ya da 6 hafta sürebilir.
Sürecin işlemesi
İzleme, yavaş yavaş olmalıdır. İki ya da üç hafta süren tam bir uyum izlerseniz, sonraki iki ya da üç haftalık sürede ara sıra yapacağınız rasgele kontrollere geçebilirsiniz. Eğer tam uyum devam ederse izlemeyi tümüyle bırakmanızın zamanı gelmiş olabilir. Eğer gerekirse (çocukta geri dönüşler olursa), yeniden uygulamaya da her zaman hazırlıklı olun.
Kaynakça:
Mackenzie, R.J. (2004). Çocuğunuza sınır koyma. (H. Gürel, Çev.). (2. Baskı). Ankara: HYB Yayıncılık
Hazırlayan:Uzman Psikolog Demet Polat
Yorum (1) Yorum yaz!
« Önceki ::